| ||||
| Soru 24: Yüksek ses ve gürültü Tinnitusa neden olabilir mi? Cevap 24: İnsanlar endüstri devriminden beri yüksek gürültülü çalışma ortamları oluşturmuşlardır. Aşırı gürültü günümüzde hem tinnitusun hemde işitme kaybının bilinen sebeplerinin en önde gelenidir. Bir konserden sonra kulağın iki gün çınlaması, gürültülü işyerinden çıkınca kulağın bir saat çınlaması işitme sisteminde oluşan genellikle gelip geçici bir hasarın işaretidir. Vucudun diğer sistemlerinde ağrının verdiği uyarıyı işitme sisteminde muhtemelen tinnitus vermektedir. Toplumumuzda birçok kişi yüksek gürültünün kulağa, daha genel olarak işitme sistemine verebileceği zarardan habersiz ve kaygısız gözükmektedir. İş yerlerindeki yüksek gürültü iyi bilinen bir konudur. Fakat küçük iş yerlerinde hiçbir tedbir alınmadığını biliyoruz. Çok yüksek seste çalınan müzik, bayramlarda çocukların patlatmaktan büyük zevk aldığı çatapat ve ses bombalarının satışının uygulamada hiç kısıtlanmamış olması artık dikkatimizi çekmesi ve ilgilenmemiz, müdahale etmemiz gereken konulardır. Büyük çocuklarda ve gençlerde yüksek seste müzik dinlemenin yaygınlığı, toplumun bu genç kesiminde kulak bozukluklarının en yaygın sebebi olarak gözükmektedir. Stereo kulaklıklar, minik bir kaset-çalar ile bile kullanılsa kulaklara zararlı olabilecek kadar yüksek ses verebilme yeteneğindedirler. Bunların bilinmesi, önlenebilir oluşları nedeniyle çok önemlidir. Ses bombası niteliğindeki çatapatların ise hiçbir eğlendirici yanı bulunmadığı için yasaklanmasının şart olduğunu sanıyorum; çünkü bu yüzden kulak zarları yırtılan çocuk ve erişkinler KBB polikliniklerine başvurmaktadır. Telefon veya değişik müzik aletleri şeklindeki gürültü makinalarının bebeklerin ve küçük çocukların kulaklarını bozabileceğini annelere hatırlatmak isterim. Çeşitli eğlence etkinliklerinden kaynaklanabilecek gürültülere karşı gerekli ve yeterli önlemlerin alınması için yetkililere elimizden gelen baskıyı uygulamalıyız. 3000-6000 Hz arası frekanslardaki işitme bölgesi gürültüden en çok etkilenen alandır. İşitme koruyucuları kullanılmazsa ve yüksek gürültüye maruz kalınırsa işitmeye en büyük zarar bu bölgede oluşur. Bu naziklik dış kulağın etkisi sonucudur. İnsanlarda dış kulağın rezonansı (boyutları nedeniyle tabii titreşime eğilimi) 2000-4000 Hz arası frekanslardaki sesleri kuvvetlendirir. En yüksek işitme kaybı, gürültü frekansının 0,5 ile 1 oktav üzerinde meydana gelir. Bu nedenle kapatılmamış kulaklarda en büyük işitme kaybı 3000-6000 Hz bölgesinde olur. İnce seslerin az işitilmesi, gürültüye bağlı işitme kaybının ilk belirtisidir. Korti organının dış saçlı hücreleri ve özellikle ince sesleri işiten bölgedekiler şiddetli gürültüye karşı dayanıksızdır. Oysa bu dış saçlı hücreler, insan işitme sisteminin ince seslere çok keskin seçiciliğinde çok önemlidir. Bu hücrelerin zarar görmesi durumunda kişinin ince sesleri birbirinden ayırdetmesi zorlaşır. Bunun anlamı, kelimelerdeki sessiz harflerin çoğu anlaşılamayacak demektir. Kelimeler işitilir fakat algılanamaz. Alçak frekanslı gürültüler daha az zarar vermesine karşın daha geniş bir alanı etkiler. Bu yüzden alçak frekanslı gürültülerin sebep olduğu yaygın işitme kaybı, yüksek frekanslardan daha çok zorluğa neden olabilir. Elektrik motorları, trafolar, fanlar, ısıtma-soğutma-havalandırma sistemleri gibi endüstri cihazları 300-3000 Hz bölgelerinde yüksek gürültü üretirler. Bu nedenle bir fabrikada günde 4 saatten çok çalışanların kulaklarının korunması çok önemlidir. Ayrıca alçak frekanslı darbe gürültüleri de (tabanca, tüfek, top,bomba, vs.) işitmeye çok büyük zarar verebilir. |
| ||||
| Soru 25: Tinnitusun bizim toplumumuzdaki yaygınlığı ne kadardır? Cevap 25: Bildiğimiz kadarıyla bu konuda ülkemizde yapılmış bir araştırma yoktur. Bizim yapmış olduğumuz bir çalışmada hastaneye herhangi bir nedenle gelen kişiler arasında Tinnitusun yaygınlığı araştırılmıştır. Bu araştırmanın amacı, kurulmaya çalışılan Tinnitus Kliniğinin iş yoğunluğunu kestirmek ve donanımını planlamaktı. Bu araştırmanın sonuçlarını tüm nüfusa genellemek mümkün değildir. Diğer ülkelerde yapılmış araştırmaların sonuçlarını bizim toplumumuza uygularsak ülkemizde 3.000.000 cıvarında tinnitus hastası olduğu sonucuna varırız. |
| ||||
| Soru 26: Tinnitus ile ağrı arasında benzerlik var mıdır? Cevap 26: Evet. Ağrı diğer sistemler için ne ise tinnitus da işitme sistemi için odur. Tinnitus, ağrıya benzer olarak, bazı şeylerin yolunda gitmediğini belirten bir işarettir. Tinnitusun akut (kısa süren) ağrıdan farkı, başlatan neden ortadan kalksa bile çoğu kez devam etmesidir. İlk ağrı kaynağı iyileştikten sonra kronik (uzun süren) ağrı duygusunu devam ettiren somatosensuar merkezi sinir sisteminin kapasitesi hakkında çok araştırma yapılmıştır. "Merkezi ağrı", "deafferantasyon ağrısı", "fantom (hayalet) ağrı" gibi konuları içeren kronik ağrının sinirsel mekanizmalarını açıklayan çeşitli makaleler yayınlanmıştır. Tüm bu yayınlardan biliyoruz ki somatosensuar sistem ağrı duygusunu devamlı sürdürebilir. Somatik ve işitme duyu sistemleri arasında çok ilginç benzerlikler vardır. Kronik tinnitus kronik ağrıya birçok yönlerden benzer. İlgili afferent ( merkeze duyu taşıyan) sinirin kesilmesi yada uyuşturulması tinnitusun veya ağrının duyulmasını durdurmaz. |
| ||||
| soru 27: Rahatsız edici Tinnitusun yaygınlığı (prevalansı) nedir? Cevap 27: Çeşitli araştırmaların sonuçlarına göre Rahatsız edici Tinnitusun yaygınlığı (prevalansı) Amerika Birleşk Devletlerinde genel nufusun yüzde dörtbuçuğudur. Nufusu 250 milyon olduğuna göre Amerika'da 11,25 milyon tinnitus hastası vardır. Amerikan Tinnitus Birliği'ne göre bu sayı 12 milyondur. İngiltere'de de bu oran hemen hemen aynıdır. Tinnituslu hastaların %12,3 ü ( 1,4 milyon) 55 ile 74 yaşları arasındadır. Vernon'a göre bu oran %54,4 tür ve buna göre 50 yaşından büyük 6 milyon kişide Rahatsız edici Tinnitus vardır. Bu hastalar tedavisiz kalmaktadır. Burada sözü edilenler ciddi tinnitusu olan hastalardır. Bu hastalar tinnitus yakınmasıyla defalarca K.B.B kliniklerine ve diğer hekimlere başvururlar ve çare ararlar. |









Düzenli Mod

