Zamansız esen rüzgarlar gibi
Estin son baharıma
Şekeri alınmış çoçuklar gibiydim
Bir lelipop tadında girdin hayatıma
Gözümün önünden gecen hayattım
Bir filimden bir masala döndü
Beyaz atlı prens gibi şahlandın masalımda
Bir gül vardı elinde beyaz
ferhat olarak geldin kapıma
şirinsiz gitmem diyen sesin yankılandı han duvarlarımda
birnehir oldun aktın bazen damarlarımda
bir huzur adasıydın gercek olmayan rüyalarımda
bir mahsum öpüçük kondu hergece yanağıma
bir el burnumu sıktı gülüms